İtalya Serie A'da bu sezon Avrupa Ligine katılabilme mücadelesi veren Torino, son iki haftaya girilirken 6. sıra için en avantajlı takım konumunda. Torino 2012/13 sezonunu düşme hattının 8 puan üzerinde 16. olarak tamamlarken 36. hafta itibariyle evinde 23, deplasmanlarda 15 puan kazanmıştı. Rolando Bianchi Torino adına 11 gol kaydederken, yeni transfer Cerci 8 gol, 8 asistlik harika bir performans sergileyerek takımını kümede tutan iki oyuncudan biri olmuştu. Bunun ödülü olarak Cesare Prandelli onu Konfederasyon Kupası'nın 23 kişilik kadrosuna dahil etti, Meksika maçında onu dahil olarak ilk kez İtalya adına bir turnuvada oynamış oldu.
Sezon başında yapılan transferler arasında takıma seviye atlatan birçok oyuncu alındı. Başta, katkıları çok yüksek olan Ciro Immobile, bonservis haklarının yarısıyla birlikte Juventus'tan alındı. Nikola Maksimovic Kızılyıldız'dan satın alma opsiyonlu olarak kiralandı ve Napoli'li El Kaddouri de yine kiralık olarak takıma katıldı.
Harika İkili Immobile-Cerci
Kasım ayına kadar yeterlik istikrarı sağlayamayan Torino, evinde oynadığı Catania karşılaşmasıyla beraber çıkışa geçti. Bunda iki hafta önce, 10 maçta 10 galibiyetle zirvede bulunan Roma'dan ilk kez puan takım oluyordu Torino. Eşitliği sağlayan golü eski Romalı Cerci'nin atması da resmen "Beni yeniden alın" demek oluyordu ki ilerleyen günlerde tekrar Roma'da forma giymek istediğini söyledi.
Takım savunmasında gözle görülür gelişmeler vardı. Torino kalesinde az gol görmesinin yanında, ilerdeki Cerci ve Immobile takımın gol yükünü sırtlıyorlardı. Sırf bu iki oyuncunun gol ve asistleriyle takım sezon boyunca ulaştığı en yüksek sırada. Kaybettiği 11 maçta sadece Parma maçında kalesinde 3 gol gördüler. Zirveye oynayan takımlara karşı oynadıkları futbol takdire şayandı. Juventus derbilerinin ikisinde de harika bir direnç gösteren Torino iki maçtan da 1-0'lik skorla sahadan mağlup ayrılan taraf olmuştu. Roma ile ilk maçta 1-1 berabere kalırken, Olimpiyat Stadında 90. dakikada yediği golle 1 puanı elinden kaçıran taraf olmuştu yine.
Teknik direktör Giampiero Ventura
36. Hafta itibari ile Avrupa Ligine gidecek 3. takım konumunda bulunuyorlar. Geçtiğimiz sezonki 16. sıradan 6. sıraya yükselmesindeki sebepler neler? Takım olmakta!
3-5-2 formasyonunda oynayan Torino, sezon boyunca neredeyse aynı kadro ile oynadı. Kaptan Glik, Moretti ve Bovo çok uyumlu performans gösterdiler. Sezon başında solda oynayan D'Ambrosio ocak transfer döneminde Inter yolunu tuttu, sağda oynayan Darmian sola, Maksimovic sağ kanada monte edildi. Orta sahada iyi rotasyon sağlayan Giampiero Ventura, El Kaddouri, Vives, Kurtic, Farnerud ve takımdan ayrılan Brighi'yi maksimum verimle kullandı. Tabi takımdaki gol sıkıntısını da Cerci'yi daha çok oynadığı sağ kanattan, forvete çekerek çözdü desek yanlış olmaz. Asistten çok daha gole dönük oynamaya başlayan Cerci geçtiğimiz sezonun üstüne koyarak, önemli maçlarda önemli performanslar sergiledi. Bir önceki sezonki performansını oyun ve istatistik olarak geliştirdi(2012/13: 8 Gol, 8 Asist, Maç başına şut 2.3, Pas isabeti %67.2 - 2013/14: 13 Gol, 9 Asist, Maç başına şut 3.2, Pas isabeti %74.4). Tabi ki takımın buralara kadar gelmesinde en büyük pay sahiplerinden biri de Ciro Immobile! 2012/13 sezonunda Genoa forması giyerken 21 maçta ilk 11'de başlayıp 12 kez oyuna sonradan dahil olmuş, 5 gol 3 asistlik bir performans göstermişti. Aynı Cerci gibi o da hatta ondan daha fazla bir istatistiksel artış göstererek bu sezon 28 maça ilk 11'de başladı, 21 gol atıp 3 de asist yaptı. Bunun yanında Torino onun gol attığı sadece 2 maçı kaybetti(Roma 2-1, Bologna 1-2).
Son yıllarda özellikle seyirci sayısında yaşanan düşüş ve Juve'nin ligdeki şampiyonluğun tek adayı olması futbol severleri İtalya Liginden gerçekten uzaklaştırdı. Ancak geçtiğimiz iki sezona nazaran bu sezon gelişim kaydeden bir sezon oldu çoğu İtalyan takımı için. Roma ile birlikte en iyi yükselişi yapan Torino, küme düşme eşiğinden kalkıp bugün UEFA Avrupa Ligi için son bileti kovalıyor. Kalan iki haftada sırasıyla bir puan altındaki Parma ve 4. sırada bulunan Fiorentina maçlarına çıkacaklar. Belki de bu iki maçtan istedikleri sonuçları alamayıp Avrupa'ya bilet alamayacaklar. Ancak bu sezon özellikle öne çıkan Cerci ve Immobile'nin gösterdiği ekstra performans Torino'yu izlemeye değer kıldı. Milli takımın 30 kişilik kadrosunda Torino'yu bu ikili temsil ediyor. 23 kişilik kadroya kalmaları muhtemel gözüküyor. Ayrıca Lewandowski'yi kaybeden Dortmund'un ciddi bir şekilde Immobile ile ilgilendiği dedikoduları yayılıyor. Alessio Cerci'nin adı ise Milan, Juventus, Arsenal gibi büyük kulüplerle anılmaya başlandı. Torino'nun bu iki oyuncuyu birden takımda tutması çok zor görünüyor.
Küme düşme hattından kurtulup lige son haftalarda tutunduktan sonra, bu seneki performanslarıyla önümüzdeki yıl Avrupa Liginde boy gösterebileceklerini göz önüne alırsak Torino'nun gerçekten izlenmeye değer bir takım olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Torino ve iki yıldızını takip etmeyi unutmayın, futbolla dolu günler sizin olsun!
Ülkemizde bir dönem Galatasaray forması giyen ve kupalar kaldıran Hagi, birçok Brezilyalıya göre tarihin en iyisi olan Garrincha, futbolculuk hayatı boyunca değerini asla tamamen anlaşılmayan Ryan Giggs ve birçok futbolcu hayatlarında hiçbir zaman hak ettiği değeri görememiştir. Her ne kadar büyük başarılar kazanırlarsa kazansınlar her zaman önlerine birileri çıkmış yada birilerinin çıkmasına müsaade etmiştir. Kariyeri başarılarla dolu Hagi dünya futbolunda asla hak ettiği değere sahip olamamış, popülaritesi aynı zamanda futbol oynadığı Ronaldo'yla yakın bile olmamıştır. Giggs gösterişli yaşamdan uzak yaşamayı seven bir insan. 1995-96 yıllarında basın tarafından yakın markaja alınan Giggs, yaptığı bir açıklamada Beckham'ın takımda yer almasından çok mutlu olduğunu söylemiş ve 'medyanın gözü sürekli onun üzerindeydi, bu da beni oldukça rahatlatmıştı' dedi. Biz de aktif futbol oynayan ve 2013-14 sezonunda patlama yaşayan en 'underrated' futbolcuları ele alacağız. Umarım keyifle okuyacağınız bir yazı olur.
Wilfried Bony
Wilfried Bony futbolculuk hayatına doğduğu yer olan Bingerville sokaklarında başlamış. Çocukluk yıllarında birçok okulun ve kulübün takımlarında oynamış. Kariyerinin ilk imzasını 2006 yılında Fildişi Sahilleri liginde yer alan Issia Wazi takımına atmıştır. 18 yaşındaki Bony kariyerinin henüz ilk yılında bir final gördü. 2006-07 sezonunda Fildişi Kupasını müzesine götüren Issia Wazi, bu sefer finalde Afrika'nın köklü takımlarından ASEC Mimosas'a kaybedip gümüş madalya almış. Bir sezon sonra Sprta Prag B takımına kiralanan Bony, burada 14 maçta iki gol kaydetti, ligde şampiyon oldular. Artık tamamen Fildişi'nin dışına adım atan Bony, Sparta Prague forması giymeye başladı. 2.5 yıl oynadığı Sparta Prag'da 2 lig şampiyonluğu yaşadı. 59 lig maçında 22 gol attı. Avrupa'nın ilgisini çeken Bony, Hollanda Eredivise ligine Vitesse forması ile adım attı. Henüz ilk sezonunda kendini gösterdi. Vitesse sezonu 7. sırada tamamladı, ligde atılan 48 gölün 12'sinde onun imzası vardı. Ayrıca sezonu takımın en golcü oyuncusu olarak tamamladı. Asıl patlamayı bir sonraki sezon yapacaktı Bony.
2012-13 sezonu rüya gibi geçti. İnanılmaz bir sezon geçirdi. Ligde attığı 31 golle en yakın rakibine 4 gol fark attı. 34 maçta 31 gol ile yaklaşık olarak maç başına bir golle oynadı. Uefa Avrupa Liginde istediğini elde edemeyen Vitesse, sezonu 4. sırada tamamladı. Bu sezon Heracles'i 5-3 yendikleri maçta bir hat-trick yaptı. Bu maçla beraber üst üste 10 maçta 15 gol atmayı başardı. Bu sezonda iki hat-trick yapmayı başardı. Geçirdiği inanılmaz sezonla, 2011-12 sezonu Capitol One Cup şampiyonu Swansea City ile 12 milyon sterlin karşılığında transfer oldu, bu transfer kulüp tarihinin en yüksek bonservis bedelli transferi oldu.
Bony yeni takımında 10 numarayı sırtına geçirdi. Swansea formasıyla ilk maçına Uefa Avrupa Ligi elemelerinde çıktı. İkinci yarıda kaydettiği iki golle 4-0'lık galibiyeti getirdi. Premier Lig'deki ilk golünü Manchester United karşısında kaydetti ama takımının maçı 1-4 kaybetmesine engel değildi. Performansı zaman zaman inişli çıkışlı olarak sürdü, sezona kötü başlayan takımda kendini gösteren birkaç oyuncudan biriydi. Kasım ayı ve yılbaşından sonra kendisinin Premier Lig'deki en yetenekli forvetlerden biri olduğunu gördük. Henüz Vitesse'deki performansına ulaşamadı, bu oldukça normal çünkü yeni bir ülke yeni bir kültüre alışmak zor. Ayrıca takımın bir önceki sezona göre düşüş göstermesi ve Michu'nun sakatlıkları onun maksimum performans göstermesini engelledi. Ne var ki o taraftarın gözüne girdi. Stok City'i ağırladıkları karşılaşmada 2 gol atmış ve takımına bir puanı getirmişti, kaybedilen Manchester City maçında iki harika gol atmış ve maçın oyuncusu seçilmişti. son maçlarda gösterdiği istekli oyununun ödülünü bir hafta sonra Old Trafford'da aldı. FA Cup mücadelesinde, yıllardır ManU deplasmanında kazanamayan Swansea dakika Bony'nin attığı golle turu geçti ve Moyes'in başına da büyük dertler açtı. Son olarak dün(25 Ocak) attığı iki golle takımı FA Cup'ta tutmayı başardı. İlk yarıyı 1-0 geride kapatan Swansea, onun iki golüyle turu geçmeyi başardı.
Swansea City'de bu sezon en çok gol atanlar
Oyun tarzından biraz bahsetmek istiyorum. Tam bir komple santrfor. Maç içinde sık sık faul alıyor, uzaktan şutlarını her maç görebilmek mümkün. Hava toplarına oldukça hakim, uzaktan şutları inanılmaz derecede iyi(Manchester City maçında attığı ikinci gol bunun örneği), kafa vuruşları ölümcül denebilecek kadar iyi ve bitiriciliği yine öne çıkan özelliklerinden.
5-3'lük Heracles Armelo maçında yaptığı hat-trick
25 yaşında olduğunu göz önüne alırsak, Avrupa piyasasına çıkması geç oldu. Bir başka Afrikalı Drogba bile 25 yaşında Marsilya'da kendini gösterebilmişti. Henüz kariyerinde büyük bir başarısı da yok. Bony milli takımında düzenli olarak forma giyiyor. 23 maçta 8 golü var. Brezilya 2014'te muhtemelen kadroda olacaktır ve ben ilk 11'de forma forma giyeceğini düşünüyorum. Patlayıcı bir forvet olduğu için iki-üç maçta göstereceği performansla büyük takımların transfer listesine girmesi olası bir durum olacaktır. Swansea ile dört yıllık bir sözleşmesi var. Bu sözleşmeyi tamamlayabilecek mi, kim bilebilir?
Alessio Cerci
Alessio Cerci, yıllar öncesinde tanıştığım CM03/04 oyununun en büyük yıldızlarından biriydi, daha o zamanlar Roma'daydı. Oyuna başlar başlamaz aldığımız oyuncular vardır menajerlik oyunlarında. Onların içinde her zaman benim ilk üçüme girmiştir. Yaşım küçükken bu oyuncuya hayranlık duymaya başladım. Ama bu oyuncunun gerçekte hiçbir maçını izlememiş ve yüzünü dahi görmemiştim. Bir merak kontrol ettiğim oyuncuları araştırdım, çünkü onlarla uzun zaman geçirince görünüşleri hakkında bir fikriniz oluşuyor sonucunda. Yıllar sonra bir gün eski kulübü Fiorentina maçı izlerken oyuna giren oyuncunun Alessio Cerci olduğunu fark ettim. Yine o dönemde Fiorentina'da oynayan Adem Ljajic'in yerine oyuna dahil olmuştu. Bu olaydan sonra onu sıkı markaja aldım. Aslında benim bildiğim gibi santrfor değil, kanat-forvet arkası pozisyonlarında oynuyormuş ve bu yüzden gol sayısını ilk gördüğümde büyük hayal kırıklığına uğradım.
Alessio Cerci
23.07.1987 (26)
Velletri, Italy
Kanat, İkinci forvet Sol ayak 18.000.000 €
Roma (2003-2010)
Brescia (2006-07) Kiralık
Pisa (2007-08) Kiralık
Atalanta (2008-09) Kiralık
Fiorentina (2010-2012)
Torino (2012-...)
Cerci'nin birçok güçlü özelliğinden bahsedebiliriz. Örneğin pozisyonları bitirebilme kabiliyeti, gol vuruşları, dripling yeteneği, duran ya da devam eden oyunda kestiği ortalar birbirinden tehlikeli. Uzun şut yeteneğini de atlamayalım. Eğer takımınız tek forvet oynuyorsa, ihtiyacınız olan oyuncu Cerci. Kontratak futbolunda oldukça etkili, etkili driplingleri sayesinde hızlı atağa çıkabiliyor. Son vuruş ve anahtar paslardaki yeteneği sayesinde pozisyonları gol ile sonuçlandırabiliyor. Gol krallığında 10 gollü takım arkadaşı Immobile'nin ardından 9 golle 4. sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra yaptığı 9 asistle, takımının ligde attığı 33 golün 16'sının altında onun imzası var. Bu da her iki golden birinde onun ayağı olduğunu gösteriyor. Zayıf yönleri defansa yardım etmemesi, hava hakimiyeti olmaması başta geliyor. Son paslarıyla öne çıkan bir oyuncu olmasına rağmen pas kalitesi genelde düşük. Bunun dışında sürekli ofsayta yakalanması büyük bir sorun.
Efsanevi CM03/04 Performansı
Torino 2012-13 sezonunda ligde kalmayı başarırken Cerci 8 gol 12 asistlik bir performans gösterdi. Bu başarının ödüllendirilmesi gecikmedi. Cesare Prandelli tarafından milli takıma davet edildi, Brezilya'da düzenlenen Konfederasyonlar Kupasının 23 kişilik kadrosunda kendine yer buldu. İtalya'nın ilk maçı olan Meksika karşılaşmasında 68. dakikada oyuna dahil oldu. Üçüncülükle tamamlanan turnuvada bir daha forma şansı bulamadı. Ama kariyerindeki ilk madalyasını da boynuna taktı. Cerci daha önce İtalya'nın tüm alt yaş milli takımlarında oynadı. İtalya için tüm kategorilerde oynadığı 44 maçta 9 gol atmayı başardı.
Cerci'nin bu sezon Torino'da gösterdiği performans
Torino bu sezon onun gol attığı hiçbir maçı kaybetmedi. 5. haftadaki Hellas Verona maçında attığı golle takımına bir puan kazandırdı. Livorno deplasmanında takımı 3-2 gerideyken 87. dakikada attığı penaltıyla takımına bir puan daha kazandırdı. Son olarak Chievo'yu 4-1 yendikleri karşılaşmada gol attı. Attığı 9 golün içerisinde en değerli olanı muhakkak ki ligin 11. haftasında futbola adımını attığı kulüp olan Roma'ya attığı goldü. Bu golle takımına bir puanı kazandırırken ligde firesiz devam eden Roma'dan puan alan ilk takım oldular.
26 yaşındaki Cerci kariyerinin zirve noktasını yaşıyor diyebiliriz. Belki de onun adını duymamış olanlar bile vardır. 2011-12 sezonun başında, Roberto Mancini'nin çalıştırdığı Manchester City kendisine talip olmuş ama o Floransa ekibinde kalmak istediğini söyleyip bu teklifi reddetmişti. Genç bir insan ama artık genç bir oyuncu demek için oldukça yaşlı. Kariyerinin olgunluk dönemlerinde olan Alessio Cerci, istikrarını sürdürmesi halinde yaz aylarında Torino'nun kapısı bayağı bir aşınacak gibi gözüküyor. Hemde gösterdiği etkileyici performans sayesinde Brezilya 2014'te ülkesi Dünya Kupasında ter dökebilir.
Torino'lu taraftarlar oynadığı futbolla spot ışıklarını üzerine çeviren Cerci'ye "İtalyan Messi" bile diyor. Messi'den küçük esintiler sunan Cerci'nin 2012-13 sezonu performansı:
Ekleme : Cerci, bugün (26.01.2014) oynanan lig maçında, Torino - Atalanta karşılaşmasında ağları havalandırdı ve onun golüyle maç 1-0 sona erdi, takımına bir kez daha üç puan kazandırdı.
Antoine Griezmann
Antoine Griezmann, Fransa'nın Saone-et-Loire şehir merkezinde, Macon'da dünyaya geldi. Futbolla olan ilişkisi 8 yaşında başladı, ilk takımı doğduğu yer olan UF Macon'du. Yıllar ilerledikçe altyapı seçmelerinde denenen Griezmann, birçok kulüp tarafından beğenilse de o yaşlarda sahip olduğu boy ve kilosundan dolayı takımlara seçilemedi. 2005 yılında katıldığı Montpellier seçmelerinde Paris Saint-Germain'e karşı oynadığı maçta orada bulunan birçok scout'u etkilemeyi başardı, bunlardan biri şimdilerde formasını giydiği Real Sociedad'dı. İki haftalık deneme sürecinin ardından takıma seçilen Antoine, 14 yaşında ailesininde izniyle, San Sebastian'a yerleşti ve hikaye burada başlamış oldu.
Antoine Griezmann
21.03.1991 (22)
Macon, France
Kanat Sol ayak 25.000.000 €
Real Sociedad (2009-...)
Dört sene alt yaş kategorilerinde oynayan Griezmann, A takımda ilk kez 2009-10 sezonu öncesi kampında forma giymiş, dört maçta tam beş gol atmıştı. Performansından etkilenen Martin Lasarte onu takıma monte etmeye başladı. İlk kez, Rayo'ya karşı oynanan kupa maçında sonradan oyuna dahil olarak siftahını yapan Antoine, ilk golünü 27 Eylül'de Huesca'ya karşı kaydetti. Bu sezon oynadığı 40 maçta 6 gol kaydederek takımının şampiyon ulaşmasına katkı sağladı. Gösterdiği etkileyici performansın ardından, büyük takımların ona olan ilgisi arttı. Lyon, Saint-Etienne ve Auxerre gibi Fransız kulüplerin yanı sıra Manchester United ve Arsenal gibi daha büyük kulüplerde onu radarına aldı. Ancak o kulübüyle sözleşme imzalayarak kendisini beş yıl daha San Sebastian'lı yaptı.
Griezmann'ın yıllara göre performansları (Kral Kupası dahil değil)
La Liga'ya çıktıktan sonrada takımdaki yerini hiç kimseye kaptırmadı. Bu ligde oynadığı maç sayısı sırasıyla, 37, 35 ve 34. Bu üç yılda ligde Cristiano Ronaldo ile aynı sayıda maç oynamış olması onun ne kadar istikrarlı bir oyuncu olduğunun ispatı. Profesyonel olduktan sonraki her sezon gol sayısını artıran Griezmann, geçen sene 35 maçta 11 golün altına imza atmıştı. 24 Ocak itibari ile ligde henüz 16 maçta 12 gole ulaşarak geçmişte attığı gol sayılarını geçti. Aynı performansla devam ederse kendini bir önceki seneye göre ikiye katlayabilecek bir durumda. Bu sezon geçmişine göre rakip kaleye daha yakın oynayamaya başladı. Attığı gol sayısı hiçte azımsanacak gibi değil. Yine bir kanat oyuncusu olan Figo Real Madrid'de oynadığı dönemde bir sezonda en fazla 13 gol atabilmişti.
Griezmann Şampiyonlar Liginde Anoeta'da Leverkusen'e karşı
Asıl mevkisi sol kanat olan Griezmann, zaman zaman ikinci forvet yada sağ kanat olarak oynayabiliyor. Ver-kaç'larda çok başarılı ve ayrıca son pas tercihlerinde doğru kararlar verebiliyor. Teknik olan sol ayağının yanında sağ ayağıyla da sert şutlar çektiğini görebiliyoruz. Serbest vuruşlarda falsodan ziyade düz ve sert şutları tercih ediyor. Maçlarda savunma arkasına yaptığı koşuları çok sık görebilirsiniz.
Top saklama becerisi yüksek ancak ortaları henüz yeterince iyi değil.
2010 Avrupa U19 Gençler Şampiyonasında kadroya dahil edildi, turnuvayı zaferle tamamlayan takımda Lacazette ile birlikte turnuvanın yıldızı oldular. Kaydettiği iki golün yanı sıra bir de asist yaptı. Turnuvanın takımına seçildi. U20 ve U21 takımlarında da toplam 18 maç oynadı, dört gol attı. Kasım 2012'de, dört takım arkadaşı ile birlikte Fransa Futbol Federasyonu tarafından 2013 yılı sonuna kadar cezalandırıldı.
Bu sezon Vela'dan sonra en çok gol katkısı sağlayan(14) ve en çok süre alan 5. oyuncu oldu.
Antoine Griezmann, kariyerinin ilk yıllarında büyük takımların ilgisini çekmişti ancak sonraki yıllarda transfer haberlerine adı çok karışmadı. 2014 kış transfer sezonunda ilk kez adı Chelsea ile anıldı ama bir süre sonra bunun sadece bir dedikodudan ibaret olduğu ortaya çıktı. Yaklaşık son 10 yıldır ligi domine eden Barça ve Los Galacticos'un varlığında, Antoine, Vela gibi oyuncular Messi ve Ronaldo'nun oldukça arkasında kalıyor. Medyanın da bunda büyük payı var. Yaşı henüz 22, market değeri 25 Milyon Euro. Yaşından büyük bonservis bedeli var! Fransa'nın milli takımda tercih ettiği oyuncuların son zamanlarda genç oyuncular olduğunu görüyoruz. 22 yaşındaki futbolcuyu, yaptığı sorumsuz davranışı tekrarlamaması halinde, yavaş yavaş milli takım forması altında izlemeye başlayabiliriz. İzleyenler zaten onu biliyor, eğer onu izlemediyseniz buyurun.
Griezmann muhteşem bir yeteneğe sahip. Şuana kadar Real Sociedad'ın onu takımda tutabilmiş olması günümüz ekonomi futbolunda adeta bir mucize. Griezmann benim gözümde çok değerli bir oyuncu ve kanımca bu sezon sonu Real Sociedad onu takımdan gönderecek, daha doğrusu takımda tutamayacak. Tabi bu transferden kasasına dolgun bir miktarda para girecek. Bu sezon ilk yarıdaki performansını devam ettirmesi halinde, birçok dev kulübün radarına gireceğinden şüpheniz olmasın. Onun bu önlenemez gelişimi ve gösterdiği performans ile Real Sociedad, Villarreal ve Bilbao'yu 4.lük savaşında saf dışı bırakıp, bu sezon istediğini elde edemediği Şampiyonlar Liginin havasını tekrar soluyabilir. San Sebastian'ın parlayan yıldızını izlemeyi unutmayın, sağlıcakla kalın!